BASIN AÇIKLAMASI

29 Mart 2019 tarihinde İzmir Bornova Yunus Emre 29 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli meslektaşlarımız ve sağlık çalışanları saldırıya uğramıştır. Eşine ilaç yazdırmak için gelen hastaya hastanın kendisi olmadan işlem yapılamayacağı açıklaması yapılmıştır. Bunun üzerine, yaklaşık 10 dakika sonra hastanın eşi ASM’ye gelerek meslektaşımıza saldırmış, burnunun kırılmasına ve değişik yerlerinden yaralanmasına neden olacak derecede meslektaşımızı darp etmiştir. Bununla yetinmeyen şehir eşkıyası, mahalledeki diğer yakınlarını çağırmıştır. İki araba eli sopalı kişi ASM’ye gelerek ASM’de görevli iki meslektaşımızı, meslektaşlarımızın olay yerinde bulunan eşlerini, hemşire ve hizmetlileri, olaya engel olmaya çalışan esnafı darp etmiştir.

 

Dr. Ersin Arslan, Dr. Kamil Furtun, Dr. Aynur Dağdelen ve Fikret Hacıosman’ın öldürülmeleri ve nice şiddet olayı ile ilgili sağlıkta hiçbir adım atılmadığını üzülerek görüyoruz. Gelinen aşamada sağlıkta şiddet sağlık hizmet sunumunun hemen tüm aşamalarında yaygın ve ciddi bir sorun haline dönüşmüştür. Ülkemizde sağlık kuruluşlarında her gün ortalama 30 şiddet olayı yaşanmaktadır. Bu sorun bir yandan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının can güvenliğini tehdit ederken aynı zamanda sağlık hizmeti sunumunu da engeller hale dönüşmüştür. Bu durum sürdürülebilir, kabul edilebilir, katlanılabilir değildir. Öte yandan sağlıkta şiddetin toplumsal etkenleri vardır ve bunlar giderilmedikçe sağlık kuruluşlarını tam olarak güvenli ve huzurlu yerler haline getirmek olanaklı değildir.

 

Angaryaların yüklendiği gereksiz raporlar, önü alınamayan usulsüz istekler ASM’leri huzurlu çalışılan, nitelikli sağlık hizmetinin sürdürüldüğü yerler olmaktan çıkartmaktadır. Kapıdan giren her kişinin bir tehlike olabileceği duygusu hekimlerde ve Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarında tarifsiz gerginlik yaratmaktadır. Hekimler bilime ve yasalara göre davranmaları durumunda idare, toplum ve medya tarafından yalnız bırakılacağı hatta suçlanabileceği kaygısı taşımaktadır. Her gün yaşanan yıpratıcı ve tüketici bu süreç şiddetin de eklenmesiyle yok edici olmaya başlamıştır.

 

Ancak, açık olarak görülen bir başka gerçek, kamu otoritesinin sağlık kuruluşlarının ve sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlamak için alması gereken özel önlemleri almadığı, caydırıcı cezaları yürürlüğe sokmadığıdır. Bütün bunlar hekim ile hastasını karşı karşıya getirmektedir. Sağlıkta Şiddet Yasası’nın en kısa sürede çıkarılması gerekmektedir.

 

Sabah işe gitmek için evden çıkıp, iş yerinde şifa vermek için çabaladığımız insanlar tarafından öldürülmeyi kabul etmiyoruz!

 

Sağlık kurumlarında şiddetin kanıksanmasını, normalleştirilmesini kabul etmiyoruz!

Sağlığı korumak, hayat vermek üzere kurulmuş bir mesleğin mensuplarının görevi başında öldürülmesini kabul etmiyoruz!

 

Bizler yöneticilerimize sesleniyor ve diyoruz ki yapılacak her değişiklikte sahada uygulayıcı olan bizler diyaloğa hazırız. Uygulama esnası her konuda yaşadığımız sorunları ve çözüm önerilerimizi sizlerle paylaşmaya hazırız. Çalışanını memnun edemeyen ve koruyamayan hiç bir sistem başarılı olamaz!

 

Biz Halkımızın sağlığını korumak için çalışmaya devam etmek istiyoruz.

 

Bugün illerimizde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları olarak iş bıraktık. Bu gün burada ve Türkiye’nin bir çok yerinde, kalbi bizimle olan tüm sağlıkçılarla birlikte şiddetin karşında dimdik duruyoruz!! Sayımız giderek artıyor. Hep birlikte burada ve illerimizde basın açıklamaları yapıyor ve sessiz kalmayacağımızı haykırıyoruz. Birliğimizi devam ettirecek, daha güçlenecek, sağlıkta şiddet’i bitirmek için daha yapmadığımız ne kaldıysa onu yapacağız diye söz verdik ve sözümüzü tutuyoruz, iş bırakıyoruz, tutacağız, sessiz kalmayacağız !!!  03.04.2019

 

BALIKESİR AİLE HEKİMLERİ DERNEĞİ

BALIKESİR TABİP ODASI

BALIKESİR AİLE SAĞLIĞI ELEMANLARI DERNEĞİ

BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK ÇALIŞANLARI BİRLİK VE DAYANIŞMA SENDİKASI (BDS) BALIKESİR TEMSİLCİĞİ