YETER ARTIK……DEMEYECEĞİZ
YETMEZ ARTIK….
 
Dünyada 220 milyon vaka, 4,6 milyona yaklaşan ölüm ile ülkemizde ise resmi açıklamalar ile 6,5 milyonu aşkın vaka 60 bine yakın ölüm ve her gün 20 bin vaka sayısı ve 300’e yakın ölümle devam eden bir salgının 4. dalgasını yaşamaktayız.
Daha önce Balıkesir merkezde, 1 yıl önce Ayvalık’ta bıçaklı saldırıya uğrayan meslektaşlarımızdan sonra 19 Ağustos 2021’de Dr. Nurcan ÖZASLAN meslektaşımız da Edremit Devlet Hastanesi Acil Servisinde görevini yaparken şiddete uğradı, saldırgan tarafından parmağı kırıldı. Bir süre önce Burhaniye devlet hastanesi acil servisinde çalışan bir meslektaşımız şiddete uğramıştı, bu kez de 8 Eylül 2021 tarihinde yine Burhaniye 7 No’lu Aile Sağlığı Merkezinde görev yapan  meslektaşımız Dr. Deniz KARAN yasal olmayan ve bağımlılık yapan bir ilaç talebinin karşılanmaması üzerine fiili saldırıda bulunularak, darp edilmiştir.
Meslektaşımıza ve camiamıza geçmiş olsun diyoruz. Benzer olayların yaşanmamsı için meslektaşımızın yanında ve konunun hukuksal takipçisi olacağımızı bir kez daha haykırıyoruz.
Her yıl sağlık kurumlarında yüzlerce şiddet olayı ile karşı karşıya kalan sağlık çalışanları olarak; sağlık kurumlarında bizlere yönelen şiddetin, kadına şiddet, doğaya, ağaca, hayvana, iklime gösterilen hürmetsizlik zihniyetinden beslendiğini biliyoruz. 
Sağlık çalışanlarına yönelik olarak görsel ve yazılı medyada yer alan yanıltıcı haberler, konunun uzmanı olmayanların açıklamaları da şiddete yol açan bir başka unsurdur. 
Şiddet ülkemizde 19 yıldır uygulana gelen Sağlıkta Dönüşüm Programının en önemli çıktılarındandır. Kamusal hizmetin, halk sağlığının öncelenmesini dışlayan bu sistem, talebin kışkırtılıp, performans ve alt yapısı hazırlanmayan uygulamalarla ne yazık ki şiddete davetiye çıkarmaktadır. Hastanelere işletme, Sağlık hizmetine meta, hastaya ise müşteri olarak yaklaşmanın sonucudur. Bu sistemde nitelik değil, nicelik esastır ve ne yazık ki bu durum hekim ile hastayı "düşman" gibi karşı karşıya getirmektedir. Sistemin sorumluluğu ve açmazları aralıksız ve yoğun şekilde çalışan sağlık çalışanlarının sırtına yüklenir. 
Sağlıkta şiddetin “sağlıkçılara jest olarak yasa çıkarmakla” engellenemeyeceği aşikârdır.
Siyaset kurumu ve yasa yapıcılar; kararlı, samimi ve net bir tutum almalıdır. Konuyu taktik olarak değil, gerçek ve yaşamsal bir sorun olarak görüp adım atmalıdır. Kınama ve üzüntü mesajları ile geçiştirilmemelidir.
 Bizler caydırıcılığı olan, “yaptığı yapanın yanına kar kalmadığı” suç varsa cezanın da olduğu hukuksal düzenlemeler bekliyoruz. Şiddet ile ilgili cezai müeyyidelerin sağlıkla ilgili Temel Sağlık Hizmetleri Kanununa ek yapılan değişikliklerde değil, Türk Ceza Kanunu’nda açık şekilde yer almasını istiyoruz. Saldırganların kamuoyu baskısı ile kısa süreliğine tutuklanıp, ardından serbest bırakılmasını değil, etkin biçimde cezai yaptırıma tabi olmalarını talep ediyoruz.
Maalesef ülkemizde her saat başı 1 sağlık çalışanı şiddete uğramaktadır. Ve şiddet Pandemi döneminde sağlık çalışanlarının canını dişine takıp, gece-gündüz demeden mücadele verdiği dönemde dahi ilimizde de, başkentin göbeğinde de sağlıkta şiddetin önüne geçilemedi, sağlık çalışanlarının kendini korumak için kapıya kurduğu barikat hâlâ taze olarak zihinlerde durmaktadır. Şimdi de İlimizde Edremit ilçesinde şiddet olanca hızıyla devam etmektedir.
Pandemi sürecinin başından bugüne kadar Covid-19 dan 181’i Hekim olmak üzere 450 Sağlık çalışanı yaşamını kaybetmiştir. Israrlı taleplerimize rağmen Covid-19; Sağlık çalışanları için MESLEK HASTALIĞI dahi kabul edilmemiştir.
Sağlık çalışanları birkaç gün alkışlandıktan sonra ne yazık ki hastalanmaya, şiddete maruz kalmaya ve ölmeye devam etmektedir.
Pandemi sürecinin yönetilememesi, salgın yerine algının yönetilmesi sağlık alanının durumunu şiddet de dâhil olmak üzere daha da kötüleştirmiştir. Geldiğimiz noktada meslektaşlarımızı hem pandemi koşulları, hem de giderek artan şiddet ortamında kaybediyoruz ve artık hiçbir arkadaşımızı kaybetmeye tahammülümüz kalmadığını bir kez daha“ısrarla”  vurguluyoruz.
Bugüne dek şiddet uygulanan tüm hekim ve sağlık çalışanı arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyor, yaşanan olumsuzluklara rağmen geleceğe dair umudumuzu halen diri tutuyoruz. 
Şiddet uygulayanların hak ettikleri cezalara çarptırılmalarını ve başta sağlık ortamı olmak üzere ülkemizin her yerinde ve her alanında şiddetsiz bir ülke ortamı oluşturma ve uygun çalışma ortamı sağlanması görevi olan tüm yetkilileri sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz. 
Özgüven ve cezasızlıktan alınan cesaret; gerekli yaptırımlara uğramaz, en etkili ağızlardan öfke dili kullanılmaya devam edilir ve tutum alınmaz ise bu ülkede hekimlik yapılamaz, sağlık hizmeti sunulamaz.
Aldığınız önlemler, bakış tarzınız yetmiyor, YETMEZ ARTIK diyoruz. T.B.M.M. ve Sağlık Bakanlığını, idarecileri göreve davet ediyoruz. 09.09.2021
 
BALIKESİR TABİP ODASI
YÖNETİM KURULU