Acil Olarak Karşılanması Gereken 14 Mart Taleplerimiz
 
ARTIK VAAT DEĞİL, İCRAAT İSTİYORUZ!...
 
1. EMEKLİ HEKİM VE HEKİM ÜCRETLERİ ARTIRILMASI…
  Mesleki bağımsızlık, insanca yaşayacak çalışma şartları, nitelikli çalışma ihtiyaçlarının dışında düşünülemez. Performansa dayalı ek ödeme sisteminden vazgeçilmelidir. Emekliliğe yansıyacak, güvenceli, görev tanımına, liyakat ve kariyere uygun bir ücretlendirme politikası izlenmelidir. 
Kamudan emekli hekimlerin ücretleri açlık sınırının biraz üzerinde yoksulluk sınırının ise oldukça altındadır. SSK ve Bağ-Kur'dan emekli hekim maaşlarının ortalaması ise daha da düşüktür.
Bugüne kadar Sağlık Bakanlığı ve hükümet yetkilileri tarafından özellikle de 14 Mart dönemlerinde verilen sözler tutulmamıştır.
En düşük emekli hekim / uzman hekim ücretleri, yoksulluk sınırının üzerinde olmalıdır.
En düşük hekim / uzman hekim ücretleri, yoksulluk sınırının iki mislinden fazla olmalıdır.
* Türk-İş'in araştırmasına göre, 2018 Ocak ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırı bin 615, yoksulluk sınırı 5 bin 262 lira olarak hesaplandı.
 
 
2. YIPRANIYORUZ, HAKKIMIZI İSTİYORUZ...
 
  Gece, gündüz, hafta sonu, tatil demeden tüm yurttaşlarımıza kesintisiz bir hizmet sunuyoruz. 
 
Çalıştığımız sağlık kuruluşları tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri sınıfında yer almaktadır.  
 
2014 yılından bu yana yıpranma payımızı istiyoruz. Bugüne kadar Sağlık Bakanlığı ve hükümet yetkililileri tarafından özellikle de 14 Mart dönemlerinde verilen sözler tutulmamıştır.
 
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Fiili hizmet Süresi Zammı” başlıklı 40. Maddesinde Değişiklik Yapılmasını İçeren Yasa Değişikliği Önerisi
 
  TTB ve sağlık emek ve meslek örgütleri, fiili hizmet zammına ilişkin 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “Fiili hizmet Süresi Zammı” başlıklı 40. Maddesi’nde değişiklik yapılmasını içeren bir yasa değişikliği önerisi hazırlamıştır. Yasa değişikliği önerisinde, başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanı ve sağlık işyerlerinde çalışanlar için getireceği değişiklikler yer almaktadır.
 
 
 
Kapsamdaki İşler/İşyerleri
 
Kapsamdaki  Sigortalılar
 
Eklenecek Gün Sayısı
 
Sağlık ve Sosyal Hizmet verilen işyerleri
1)Sağlık ve sosyal hizmet verilen işyerlerinde çalışan sağlık personeli
2) Sağlık ve sosyal hizmet verilen işyerlerinde çalışan diğer hizmet sınıfına dahil personel
 
3) Sağlık ve sosyal hizmet verilen işyerlerinde vardiya, nöbet, icap nöbeti, uzatılmış mesai gibi çalışma biçimleri ile günlük normal mesai saatleri dışında veya tatil günlerinde çalıştırılan sağlık personeli ile günlük, haftalık çalışma sürelerinin üzerinde fazla çalışma yaptırılan sağlık personeli,
 
4) Sağlık ve sosyal hizmet verilen işyerlerinde yoğun bakım, acil sağlık hizmetleri, ameliyathane, İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi, araştırma iş veya işlemlerinde çalışan sağlık personeli ile ağırlığı ve yıpratıcılığı bakımından benzeri nitelikteki işlerde çalışan sağlık personeli
 
 
120
 
 
90
 
 
 
 
 
 
150
 
 
 
 
 
 
 
180
 
 
 
3. TTB’nin hazırlamış olduğu SAĞLIKTA ŞİDDET YASA TASARISININ YASALAŞMASI
 
  Sağlık alanındaki şiddet, sağlık hizmet sunumunun hemen tüm aşamalarında yaygın ve ciddi bir sorun haline dönüşmüştür.  17 Nisan 2012 tarihinde Gaziantep’de genç bir göğüs cerrahı olan Dr. Ersin Arslan’ın bir hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürülmesinden sonra hekimler ve sağlık personeli tüm ülkede sağlıkta şiddete karşı acil önlemler alınması için iş bırakmış,  toplantı ve gösterilerle sorunun yakıcılığını ilgililere ve topluma anlatmaya çalışmıştır. Bu çabaların ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından “Sağlık Çalışanlarına Yönelik Artan Şiddet Olaylarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Meclis Araştırması Komisyonu” kurulmuştur. Komisyon Raporunda sağlıkta şiddetin önlenmesi için TTB’nin uzun yıllardır önerdiği gibi sağlık personeline yönelik şiddeti ayrı bir suç tipi olarak düzenleme önerisi de yer almıştır. 
 
2 Ocak 2014 günü kabul edilen 6514 Sayılı “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 3359 sayılı “Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu”na Ek 12. Madde eklenmiştir. Ek Madde ile sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçunun 5271 sayılı “Ceza Muhakemesi Kanunu”nun 100. Maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tutuklama nedeni varsayılan suçlardan olduğu düzenlenmiş, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel de, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi sayılmıştır.
 
Bununla birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. Maddesi uyarınca, tutuklama tedbiri hâkimin takdirinde olup, kasten yaralama suçları dışında bırakılsa da, üst sınırı iki yılı geçmeyen yaralama suçlarında tutuklamaya karar verilememektedir. 
 
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti artıran unsurlardan birisi de, şiddeti uygulayan kişilerin cezalandırılmayacakları ya da önemsenecek bir yaptırımla karşılaşmayacakları düşüncesidir. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete asla hoşgörü gösterilmeyeceği, aksine şiddet suçlarının mutlaka cezalandırılacağı düşüncesinin yerleştirilmesi ve kamu sağlığını bozduğu için de ayrıca cezalandırılacağı düşüncesinin oluşturulması, önleyicilik açısından önemli bir adım olacaktır.
 
Türk Ceza Kanunu’na Ek Madde Önerisi:
 
 (1) Sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personeline karşı, sağlık hizmeti sunumu esnasında veya verilen sağlık hizmetinden kaynaklanan nedenlerle cebir, şiddet veya tehdit kullanan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
 
(2) Bu fiiller sonucu sağlık hizmeti kesintiye uğramış ise yukarıdaki fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır
 
4. GÜVENLİK SORUŞTURMALARI NEDENİYLE BEKLETİLEN YA DA ATAMASI YAPILMAYAN TÜM HEKİMLER GÖREVLERİNE BAŞLATILMALIDIR!